31 Mart 2010 Çarşamba

suya sabuna bir dokunduk, pir dokunduk

Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin


Tekrar tekrar okudum, ve gerçekten güç aldım.

Meğer ne kadar karamsarlığa doğru yol alıyormuşum farkında olmadan,

Kendime geldim..





Öyle bir hayat yaşıyorum ki,

Cenneti de gördüm, cehennemi de

Öyle bir aşk yaşadım ki

Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.

Bazıları seyrederken hayatı en önden,

Kendime bir sahne buldum oynadım

Öyle bir rol vermişler ki,okudum, okudum anlamadım.

Kendi kendime konuştum bazen evimde,

Hem kızdım hem güldüm halime,

Sonra dedim ki "söz ver kendine"

Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin.

Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin

Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin

Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.

Öyle bir hayat yaşadım ki,

Son yolculukları erken tanıdım

Öyle çok değerliymiş ki zaman

Hep acele etmem bundan, anladım.

NİETZSCHE

30 Mart 2010 Salı

hafta sonundan...



Hafta sonu Ayşegül teyzemiz geldi, ne iyi etti gelmekle. Şımarıklığın doruklarında gezindik yine, sağolsun teyze de bütün nazımızı niyamızı çekti, sadece oğlumu değil beni de nazladı.

Fırsat bu fırsat masaj da yaptırdım. Koca danayı taşımaktan kollarım, sırtım,belim tutmaz olmuş, heryerim kaskatı kesilmiş, eee arada masaj yapıp bizi rahatlatacak birileri de olmadığından (elbette bu bir sitemdir) bunu da nimetten sayar olduk.

Cumartesi 5 çayı hazırladık, kendi çapımızda Ordudaki ev oturmalarını yaşattık. İnsan uzak kaldığı şeyleri nasıl da özlemle yadediyor.

Ayşegül gelir de pazara gidilmez mi, bu sefer değişiklik yaptık Beylikdüzü pazarına gittik. Tam anlamıyla bize hitap ediyordu ama belim yine müsade etmedi gönlümce dolaşıp gezeyim. Yine de gidiş amacımızı gerçekleştirip İpek hanımın yazlık imaj kıyafetlerini aldık:))

Keşke her hafta gelebilsen Ayşe..

23 Mart 2010 Salı

Off ,çok yorucu bir gündü!!












Havaların artık ısınmasını fırsat bilen oğlum sokaktan eve girmez oldu bugün, ee haliyle de bizi ancak güzel bir banyo paklar dedik. Daha banyo yapalım mı der demez gözlerinin içi parlayan kuzum yarım saat kadar keyif yaptı, bütün banyo sele gitti, dayı ve ben köpükler içinde kaldık:)) Mutluluğumuza diyecek yok tabi.
Pijamalar giyildi, uyku seansına hazırlık başladı. Hangi kitabı okuyacağımıza bir türlü karar veremeyen pamuğum daldan dala atladı durdu.
Ve okumaktan bitap düştü yavrucağızım:))


19 Mart 2010 Cuma

Yağız&Deniz





En son yazın görüştüklerinde birbirlerinin pek farkında olmayan sıpalar pek güzel anlaştı, kan çekti herhalde:)
Yağızım bizden sonra iç bile çekmiş.
Annene söyle bize tekrar kahvaltı hazırlasın , biz hep geliriz:))

12 Mart 2010 Cuma

Eylül ablası sen bize hep gel!








Oğlumu ilk defa bir çocuğa karşı bu kadar sırnaşık görüyorum. Hele de komşumuzun oğlu Hamza'nın kendisine parmağı ile dahi dokunmasını istemeyen Deniz'in bu halleri beni çok şaşırttı doğrusu. Eylül'ün yüzünü okşamalar, sarılmalar, çok mutluydu benim oğlum çoook!


8 Mart 2010 Pazartesi


Hafta sonu kabul günümüzdü, bol bol misafir ağırladık, her ne kadar bu karelerde yorgun görünsek de tam anlamıyla şımarıklığın ve mutluluğun doruk noktasındaydık.


Hayatımda aldığım en güzel öpücük,
kusura bakma babası:))

Aramıza hoşgeldin Aylin

Aylin hanım ameliyathanedeyken, beyler de volta atıyordu:))






5 Mart 2010 Cuma

Peşi kız

Son günlerde bu cümleyi o kadar çok duyar oldum ki, acaba oğlumun saçlarını kestirme zamanı geldi mi diye sormaktan kendimi alamıyorum. Gittiğimiz her mekanda öncelikle tanımadığımız insanlar Deniz'i kız diye seviyorlar ya da cinsiyetini sorma ihitiyacı hissediyorlar, çünkü erkek erkek giydirmeme rağmen o güleç suratı, kıvır kıvır lüleleri görenler kız zannediyor, ( ee haksız da sayılmazlar , ağıza burna bakar mısınız, hokka gibi:P ) doğal olarak da ikilemde kalıyorlar.
Pek görmüş geçirmiş teyzelerimiz de 'peşi kız peşi' diyerek soran gözlerle bakıyorlar.
Kanıksadık artık bu cümleleri, tebessümle yetiniyoruz.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails