25 Kasım 2011 Cuma

Anne, değil mi...

Giderek artan bir ivme ile enerji patlaması yaşayan Deniz, şu sıralar o kadar çok enerjimi sönümledi ki , Ayşegülden imdat çığlıkları eşliğinde yetişmesini istedim. Bu akşam gelecek inşallah:))
Haberi geçtiğimiz pazartesi günü öğrenen Deniz, o akşamdan hazırlıklara başladı.
Evin içinde sürekli yerini değiştirdiği dev otoparkını (aslında araba koleksiyonu) , elbise dolabının en alt rafına yerleştirmeye başladı. Bahanesi ile oyuncaklarını da toparlamış oldu. Neden sonra farkettim, bize sevdiği, heyecanla beklediği  birileri geleceği zaman hep arabalarını elden geçiriyor. Sonra da gururla sunuyor!
Dağıldığımız zaman bunu taktik olarak kullanmalı mıyım acaba:))
Sonra planlar yapılmaya başlandı.
Ayşegül ile beraber mutfakta kurabiye yapılacak.
Oyun hamurları ile berbercilik ve aşçılık oynanacak.
Oyun kumları ile inşaat sahası düzenlenecek, puzzle konusundaki maharetlerimiz sergilenecek.
Bilim çocuk dergisinden çıkan, bizzat kendimizin yaptığı diş hekimi muayenehanesi maketi gururla sunulacak, vs.
Ve oyun sırasında sarfedilen cümleler,
-Anne,  bu müşterinin saçları yine uzamış yaaaa! Offf!  Ardından bol kahkaha!
-Anne, değil mi biz aşçıyız, müşteriler bizi bekler.
-Anne, değil mi biz işçiyiz, ne kadar da yorulduk inşaatta.
-Anne, değil mi ne kadar da hızlı sürdüm bisikleti!
Onun bu heyecanı ve cümle yapılarına bayılıyorum!
Ve her zaman diyorum, çok daha fazla kamera kaydı yapmam lazım  ama hep ihmal ediyorum!

13 Kasım 2011 Pazar

Mutlu yıllar fındık farem

Benim için mevcudiyetinin ne kadar büyük bir mutluluk kaynağı oldugunu bir bilsen!
Enerji kapsülüm, stres topum, neşe kaynağım,
terapi meleğim, sevgi kelebeğim,  
ne iyi etmişim de seni hayatıma katmışım.
Nice nice mutlu yaşlarını görmek dileğiyle,
Mutlu yıllar fındık farem!

8 Kasım 2011 Salı

Sikayetim var...


İstanbulda cocugu ile ayni mekanda yarim saatten fazla oturamayan, hatta bazilarinin kapisindan bile iceri giremeyenler anneler var. Bir kez daha soyluyorum, Antalya bu isi gercekten cozmus. Kahvaltiya gidiyoruz, masalarin tam orta yerinde citlerle cevrilmis kocaman bir oyun parki. Sohbet edip cayini yudumlarken sipalari gozlemek icin harcadigin caba sifir. Kahve icmeye gidiyoruz, hoop aktivite kagidi ve boya kalemleri geliyor. Ne 'hadi gidelim artik' miziltisi ne sivrisinek sesi:) Doyasiya sohbet!

7 Kasım 2011 Pazartesi

Herkese iyi bayramlar!

Kasim ayinin ortasinda, sicakligin 25 dereceyi gosterdigi Antalyadan selam herkese! Soguk ve karanlik İstanbuldan sonra insanin ici aciliyor, nese sariyor her yani. Gunesten rahatsiz olup garsondan semsiye acmasini isterken kendimi o kadar uzak hissettimki, herseyden...

3 Kasım 2011 Perşembe

Sevgi kelebeğim

Sen ne kadar sevgi dolu bir kuzu oldun yaaa!
Akşam işten eve geldiğimde 'canım annem' diye boynuma sarılmana,
'anne çok güzelsin' derken yanağımı okşamana,
'Seni çok seviyorum' diyerek kucağıma atlamana,
Ve bunları hergün mütemadiyen yapmana bayılıyorummm!!!

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails