27 Aralık 2012 Perşembe

Farkındalık

 
Hani bir mekanda tanımadığımız bir çocuğu sevmek ve ilgi göstermek adına klasik sorularımızı yani yaşını, ismini ve okula gidip gitmediğini sorarız ya..
Evet biz Türk milleti bunu çok yapıyoruz ve ukala kuzu bunu çoktan çözmüş, belli ki çok da rahatsız olmaya başlamış ki lafları insanların ağzına bir bir tıkmaya başladı,
-Adın ne senin bakayım?
(Devamında gelecek sorulardan o kadar emin ki)
-Denizzz, 4 yaşındayım, okula da gidiyorum, hıııh!
Buradan anlaşıldığı üzere dostlar yeni ve birbirini yinelemeyen sorular bulmak adına biraz çaba göstermeliyiz artık:)
Şöyle bir düşününce, valla yerden göğe kadar haklı çocuklar!
Düşünsenize, neredeyse hemen hemen her gün markette, avm de en az 3 kişinin size hep ama hep aynı soruları sorduğunu.
Kabus gibi!
 

26 Aralık 2012 Çarşamba

Yine bekleriz...

 
 Hani 40 yılda bir derler ya, teyzoşun İstanbula şöyle bir gezmek için gelişi nerdeyse o hesap. Kısıtlı zaman içinde hızlı bir tur yapalım dedik. Önce Ortaköy-kumpir ve deniz kenarında çay sefası tabi ki!
 
 
Bu foto açıdan da anlaşıldığı üzere benim rahat durmak bilmeyen, kendini her işe burnunu sokmak zorunda hisseden yer bitim tarafından çekilmiştir:)
 

Sonrasında
Beyoğlunda gezersin, gözlerini süzersin, aahhhh....
nidaları eşliğinde kahve ve balkabaklı cheesecake keyfi.


Alışveriş olayını da atlamadık elbette, İkeanın suyunu çıkardıktan sonra yorgunluk kahvesi için dayımıza uğradık!
 

Kahveler tabi ki Nagehan'ın elinden.
Ellerine sağlık canım!

19 Aralık 2012 Çarşamba

Güneşli bir pazar...

Akrebin yelkovanı, ayların yılları kovaladığı ve benim onlara yetişmekte zorlandığım anlarda hiç olmazsa fotoğraflarımızı tarihe kaydetmek lazım. Geriye dönüp baktığımızda keyifle anmak için..
Veee Deniz beyin,
-Anneee, bi de böyle çek!
diyerek kendine has pozları...
















LinkWithin

Related Posts with Thumbnails