27 Ocak 2012 Cuma

Beyoğlunda kar bambaşka!






Neden bilmiyorum ama Beyoğlu'nun her hali her anı ayrı bir güzel gelir bana.
Bugün öğle saatlerinde  ise bambaşkaydı.
Lapa lapa inci tanesi gibi yağan kar taneciklerinin arasında  yürümek, gözüne kestirdiğin kitapevlerinden birinde bir mola almak. Üstüne ise sıcak bir kahve.
Daha ne isterim.
Ben bugün çok keyifliyim yaa!


19 Ocak 2012 Perşembe

Sıfır hiç demekkk

Sabah ya da akşam hiç farketmiyor, diş fırçalamak bizim için büyük problem. Her seferinde döktüğüm binbir dille banyonun yoluna düşüyoruz. Dün akşam sahne yine aynı.
-Bak, bir defa fırçalıcaz sonra hemen bitecek.
-Hayırrr, sıfır defa fırçalayalım anne.
Elinden tutmuş banyoya doğru çekiştirirken 'tamam sıfır defa fırçalayacağiz, hadi gel' diyorum. Tabi kiminle dans ettiğimi unutmuşum o ara:)
Ani bir hareketle beni kendine doğru çekti, yüzüme baktı ve
-Anne, sıfır hiç demek!

16 Ocak 2012 Pazartesi

Kuzuların ilk eşyalarını saklamak için bir fikir


Daha ana rahmine düşer düşmez başlar annenin alışveriş heyecanı. Onlar için herşeyin en iyisini en organiğini tedarik etmeye çabalar. Ufaklık büyüdükçe de kıyamaz o minik parçaları elden çıkarmaya. Bir süre herşey saklanır. Kardeşi olursa kullanır diye.. Ya da yeri geldikçe birkaç parça ihtiyacı olanlara , kuzenlere , eşe dosta dağıtılır. Ama en gözdeler hep bulundurulur elin altında.
Bense bir baktım ki, henüz 3 yaşında olan oğlumun herşeyini dağıtmışım. Birazını köydeki çocuklara, kimini ihitiyacı olanlara,  kışlıkları Van depreminde soğukta kalanlara,  kimini çok sevdiğim arkadaşlarımın miniklerine... Üç beş parça birşey kalmış, onların da birazı dolabın rafında birazı poşette, kimi çekmecede, kimi oyuncak sepetinin içinde:)
Neden sonra aklıma geldi, bunları bir araya toplamak arşiv yapmak lazım diye. Yoksa onlar da elden gidecek ya da yıpranacak ve oğlumun bebekliğine dair bir anısı kalmayacak. Gittim yukarıda gördüğünüz hurçlardan aldım. Köşeli ve kalıplı olduğu için daha düzenli olacağını düşünüyorum. Hem hepsi bir arada olacak, hem de bu hurçlar heryere sığabilecek tarzda. Bazanın altına, dolabın rafına. Böylece saklamak istediğiniz bir parça olduğunda nerede nasıl saklasam diye düşünme derdinden kurtuluyorsunuz. Merak edenler ve almak isteyenler için belirteyim, ürün İkea'dan.
İçine her eşyasının ilkini koymak istedim. İlk ayakkabısını, ilk kitabını, oyuncağını, gömleğini, hastanede takılan doğum bilekliğini, minik kravatını, birkaç fotoyu vs koydum. Şimdilik koyacak başka birşey bulamadım:((
Mesela bir çift çorabını olsun saklamamışım kuzumun.
Olsun, helali hoş olsun, faydası dokunsun. Elbet gün geçtikçe içine koyacağım ilkler olacaktır.
Fermuarını kapattım , bazanın altına koydum. Sonra hayallere daldım. Amerikan filmlerinde olur ya hep. Yıllar yıllar geçer ve bütün eşyalarını bodrum ya da çatı arasında saklayan ailenin çocukları ve torunları geldiğinde, o tozlu raflardan iner bir bir anılar!

13 Ocak 2012 Cuma

Etkinliklere devam..

 Bunlar da bir diğer kitabımız eğlenceli faaliyetlerden. 

Kitap 3-4 yaş çocuklarına hitap 
  
ediyor. Faaliyetler için gerekli olan malzemeler ise 

sadece makas ve yapıştırıcı.  Altlıklar ise hazır.

Diğerlerine göre çok daha pratik ve yapımı kolay. Birkaç

denemeden sonra sizin yardımınız olmadan da iyi kötü 

örnekler çıkarabileceklerine, kendilerine olan 

güvenlerinin artacağına  eminim.

12 Ocak 2012 Perşembe

Neşeli Etkinlikler

Sürekli düşünürüm ben, henüz okula gitmeyen çocuğumla işten arta kalan zamanlarımda daha nasıl kaliteli vakit geçirebilirim diye. Ya da gündüz Yasemin teyzesi ile beraberken bazen canı sıkılıyor mudur acaba, onlar için sıkılmadan yapabilecekleri ama her gün kendini tekrarlamayan, kreş tadında oyun, faaliyet vb bulmalıyım diye düşünürken bir arkadaşımda rastladım bu kitaba. Neşeli Etkinlikler, görür görmez işte bu dedim. Biraz renkli karton, makas, boya biraz evsel atıklarla çok güzel şeyler çıkıyor ortaya. Yumurta kabuğundan penguen yaptık mesela, nasıl şeker birşey oldu.


Çocuk eğitimi ile ilgili makaleleri okuyanlar ya da eğitimcilere, psikologlara danışanlar bilir. (En azından ben öyle yapardım. Bir dönem her uzmanın fikrini almaya çalışırdım:)) 
İki farklı görüş vardır ya. Birincisi çocuk ömrü boyunca nasılsa okula gidecektir ve ne kadar fazla evde vakit geçirirse o kadar iyidir. İkincisi çocuğa çocuk lazımdır ve kreşler çocuk gelişimine çok şey katmaktadır. 
Benim fikrim ise her birey farklıdır , dolayısı ile ihtiyaçları da farklıdır. Uyku ve yemek düzeni olmayan  ya da ne bileyim içine kapanık çocuklar için arkadaşları özendirici olacağından  kreşler biçilmez kaftan olabilir. Düzen konusunda ciddi problemi olmayan ufaklıklar ise bırakın özellikle kış aylarında sıcacık yataklarında , oyuncaklarının başında keyif yapsınlar diye düşünürüm.
Ben ikincisini tercih ettim ve tam 3 yaşını dolduran oğlumun bu sene de evde kalmasını uygun gördüm. Yaş itibari ile yapabilmesi gereken motor becerilerini evde geliştirebiliyoruz. Yasemin teyzesi ile beraber şarkılar, tekerlemeler öğretiyoruz. Kısacası kreş eğitimini evde vermeye çalışıyorum. Aaah aahhh, sınıf öncesi öğretmen olacak kadınmışım ben aslında. Ne halt etmeye mühendis olduysam!

9 Ocak 2012 Pazartesi

ÇIKMAZ DEMEYİN ŞANSINIZI DENEYİN



Yaklaşık bir yıldır istediğim ama ihtiyaç listesinde sürekli alt satırlara iteleyip durduğum makina, seni istiyorummmm!
Siz de şansınızı deneyin!








Fotografium Canon 600D profesyonel fotoğraf makinesi hediye ediyor! Yarışmaya katılarak Canon 600D Kit, Manfrotto 055XProb tripod ve Kata123Go-30 fotoğraf çantası kazanma şansı yakalayın! http://blog.fotografium.com/fotografium-canon-600d-hediye-ediyor/ sayfasını ziyaret ederek yarışma hakkında diğer bilgilere ulaşabilirsiniz.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails