Cumartesi biraz alışveriş yapalım dedim. Planım Deniz'i sihirli ellere bırakmak , 1-1.5 saat kendi başıma dolaşmaktı. Yarım saatin sonunda Deniz'in çişi gelmiş diye aradıklarından vitrin vitrin dolanmayı bırakıp, mecbur döndüm aldım. Sonrasında bir daha da içeri sokamadım. Napalım beraber dolaşacağız artık diyerek, taktım koluma! 10 dk içinde mızıklanmaya başlayınca bir kahve molası verelim dedik. Bir alışveriş merkezinde tek ortak noktamızın şimdilik bu olduğunu da anlamış bulundum. Çocuklar için hazırlanmış chochoberry'e bayıldı. Bir yudum aldıktan sonra ilk yorumu;
-anne, çoook güzelmiş!
oldu ve bir solukta içti. Ben de kahvemi keyifle yudumladım! Akabinde birkaç mağazaya daha girdik, tabi girdiğim yerden hemen çıkamıyorum. Deniz de tozutmaya başladı, ayakkabı mağazasında yerden ayaklı olan o küçük aynaların önüne boylu boyunca uzanmış kendini seyrederken buldum ki kaldırmanın mümkünü yok. Bir diğer mağazada yine kendini yerlere atınca tamam artık dedim, iki parça birşey almak bana haram!
Sırf alışveriş yapacağım diye, çocuğumu haftasonu evde bırakmaya vicdanım el vermiyor. Karşılacağım sonu da bile bile götürüyorum her seferinde!







