Doktorumuz teşhis koyduğundan beri soruyordu
-Anne, ne zaman küçük bir uykuya yatacağım?
Sonunda cesaretimizi topladık, kararımızı verdik ve hastaneyi arayıp "biz hazırız" dedik.
Çok basit bir operasyon olduğunu söyleseler de zormuş kuzuyu ellerimle ameliyathaneye teslim edebilmek:(
Odamıza yerleşir yerleşmez getirdiler şu meşhur şurubu:))
Ve hemen akabinde;
-Annee, senin neden dört gözün var.
-Orda iki tane dayıı varrr, diyerekten 32 diş sırıtan bir şekilde, kafasını dahi tutamayacak hale geldi. Resmen sarhoş oldu canım benim.
Dolayısı ile güle oynaya keyifli bir şekilde ameliyata girdik, pardon küçük bir uykuya yattık:)
Geniz etimizi ve bademciğimizin üçte ikisini aldırdık, üstüne bi de kulakları çizdirdik, ohh:)
Umarım kış boyu yakamızı bırakmayan orta kulak iltihabı ile bir daha yolumuz kesişmez.
Umarım gecenin 2 sinde bir başımıza, bulabildiğimiz tek branş doktoru için taa Kadıköylere gitmek zorunda kalmayız.
Umarım süt içer gibi kutu kutu antipootik:) tüketmeyiz.
Ve kulak ağrısı karşısında, elinden bir ölçek ağrı kesici verip eli kolu bağlı beklemekten başka bir şey gelememesi çaresizliğini bir daha tatmam.