30 Ocak 2010 Cumartesi

kolay gelsin Deniz bey...

aman hasta, dokunmayayım, ne isterse yapsın yeterki acılarını unutsun derken ,

bu boşluğu kendince fırsata çeviren cingözüm.

26 Ocak 2010 Salı

Yeni merakımız çamaşır makinası


Bu aralar çamaşır makinası en favori nesnemiz.
Kapağını açıp, yarı beline kadar kafanı içeri sokmaya bayılıyorsun:)
Hatta dün akşam kendi kirli sepetini ters çevirip birazını makinanın içine doldurdun, o da yetmedi yeni yıkanmış kurumak üzere asılmış çamaşırlardan da getirdin, sonra da kendi odanda yatağının üzerindeki yeleğini, hahaha tam kameralık manzaraydı ama fırsatım olmadı.
Neyse bir şekilde makinayı doldurup kapağını kapattık, sıra deterjan koymakta. Deterjanların bulunduğu kilerin kapısı açılmaya görsün, anında orada bitiveriyorsun, karıştırılacak keşfedilecek o kadar çok şey var ki, hiç çıkmak istemiyorsun, en sonunda çikolata ile kandırıp çıkartıyorum seni oradan. Sen çikolatanı yerken ben de deterjan işlemini tamamlayıp makinayı çalıştırıyorum.
Bir süre sonra makina sıkma işlemine geçiyor ve sen salondan sesini duyup koşa koşa banyoya gidiyorsun, önüne diz çöküp dikkatlice seyrediyorsun ve akabinde suda bekletme , ekstra sıkma vs tuşlarına ard arda basmaya başlıyorsun, neyse düzeltip tekrar çıkıyoruz banyodan.
Salonda oynuyoruz ,
-Deniz, çamaşır makinası bitmiş mi acaba, çamaşırları asalım mı diyorum,
benden önce banyodasın,
ama çamaşırlar ( hangi ara yine bastıysan o tuşa:)) suyun içinde öylece bekliyor, tekrar sıktırma işlemi yaptırıyoruz beraberce.
Sıra asma işlemine geliyor , ben çamaşırlığa asıyorum sen sıpa, geri alıyorsun,
bir de beni taklit ederek çıpmaz mısın onları , çok şekersin...
bir kaç parça da kalorifer peteklerinin üzerine koymaya çalışıyorsun, herşeyi hafızasına alan kuşum bunu da kaydetmiş demek ki...

24 Ocak 2010 Pazar

varan 1

Gökçe halamız nişanlandı bu hafta sonu, bahanesi ile babamızın da gül yüzünü gördük:))
Darısı haftaya tekrar başımıza.

22 Ocak 2010 Cuma

benim de annem varrrr


Bugün bana, mesai bitmek bilmedi, pıtırcığımı o kadar özledim ki..
Geldiğimde bir de baktım oğlumun misafiri var, Hamza gelmiş annesi ile birlikte. Beni görünce her akşamkinden daha fazla heyecanlandı, ne yapacağını bilemedi,
_Hamza baaak ,benim de annem geldi der gibiydi, içim burkuldu:(
Hemen öpücüklere boğdum onu ama yok oyun istiyor bizimki, müzikli köpeğimizin eşliğinde kollarımızla ritim tuttuk, arkadaşımıza gösteri yapıyoruz:))
Beraber kitabımızı okuduk, sarmaş dolaş, Hamzayı görmüyor gözü, e tabi çocuk sıkıldı ve gitti.
Biz de koklaşmaya devam ettik..

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails