18 Ekim 2010 Pazartesi

12 Ekim 2010 Salı

metrobüs


Arabaların hastası olan Deniz dün ilk defa metrobüse bindi. Aracın büyüklüğüne , şoför amcasına, kumanda paneline hayran kaldı. Her durakta anons edilen durak isimlerini tekrarladı, ekranı gösterip
-ses ordan , ses ordan
deyip durdu.

Yalnız en ilginci biner binmez karşımızda oturan adamları eli ile işaret ederek,
-insan!
demesi idi. Hafif bir tebessümle karşılık veren yolcular allah bilir Deniz'in ilk defa toplum içine falan çıktığını düşünmüşlerdir:))

11 Ekim 2010 Pazartesi

denizden inciler

Kendim için hazırladığım kupadaki çaya yaklaşmasın diye,
- Annem çay çok sıcak bak, sakın dokunma tamam mı.
Kendisi zaten çay sevmeyen kuzum, ben içerken yanmayayım diye düşünmüş olacak ki, masanın üstündeki sürahiyi göstererek,
-su koy!
Akşam uyku vaktinin yaklaştığını hisseden beyefendi, birden anlatmaya başlar.
-akşam oldu, hava karardı, uyku yok!( bu gece uyumayacağım demek oluyor bu)
Bu aralar çoştu zaten, enerjisi tükenmek bilmiyor.
Dün bütün gün Babuf (Raif) ile boğuştu durdu, eve geldik 2 saat de dadı (dayı) ile güreşti.  Bu aktiviteler bilumum atçılık oynama, koltuktan koltuğa zıplama, koşmaca-kovalamaca-atlamaca-zıplamaca, saklambaç. Yani fazlası ile efor sarfettiren oyunlar. Ter içinde kalıyor ama öyle heyecanlı çığlıklar atıyor, öyle mutlu ki görmelisiniz. Seyrederken insan yoruluyor ama bizimkinin içindeki kurt hiç yorulmuyor, dur durak yok.
Neyse en azından akşam güzel bir uyku çeker diyorum ama nafile.
Uyku yok!!

7 Ekim 2010 Perşembe

Turkuazoo

Ayşe ve Nannu, oğlumun iki büyük aşkı.
Kırmadılar beni ve bizi ziyarete geldiler, taaa Bursalardan...
 

Ne zamandır gitmek istediğim  ama diğer mekanlarda da olduğu gibi Deniz'in algılarının açılmasını beklediğimden ertelediğim akvaryuma gitme zamanı geldi. Kızları da aldık düştük yollara..


 Kelimenin tam anlamı ile hüsrana uğradım. Yapılan o şaşalı ilk dev akvaryumumuzun reklamlarından sonra en büyüğü 1m boyunda olan balıkları gördükten sonra ' eee devamı hani ' oldum. Gerçi benim beklediğim devasa jawsların doğası akvaryumda yaşamaya ne kadar müsait olur tartışmak lazım:))
Olsun, ısrar ediyorum en azından bir yunus da mı konamazdı oraya.



İşte o en büyük mini köpekbalığımız



En çok ahtapotu sevdi Deniz. Belki kendi kitaplarından bildiği için, belki de ahtapotun topu olduğu için:)
Ama ahtapot çok utangaç, başına toplanan çocukları gördükçe o küçük oyuğa sokuluveriyor hemen.
Her gün tekrar tekrar anlatıyor bizimki.
-Ahpopot ,yuva, gir! Top, oyna ( yuvasına girip top oynuyormuş)
ahpopot kum, mama, yok!! ( ahtapot çok acıkmış, kumun içinde mama aramış aramış ama bulamamışşş)

6 Ekim 2010 Çarşamba

winnie

 Mağazada bu sandalyeyi görür görmez verdiği tepki,
- Bunu eve, bunu eve, hadiiiiii

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails