1 Kasım 2012 Perşembe

Bay bilmiş



-Anne, dünya yuvarlak mıdır?
-Evet kuzum, yuvarlakdır.
-Peki o zaman, yolların yuvarlak olduğunu neden göremiyoruz?

Ve bunun gibi birçok soru, tıkanıp kalıyorum. 4 yaş seviyesine inerek anlatamıyorum, hele bir de soru böyle patt diye gelince basit anlatımları bulamıyorum. 
Diğer türlü, mesela 'yerçekimi' desem çocuğun kafası karışıyor bu sefer ve soruların ardı arkası kesilmiyor. Denedim, olmadı:)
Okulda öğreneceksin bunların hepsini kuzum, diyorum. Hemen 'ne zaman' sorusu ile karşılaşıyorum, sabırsız, çünkü bilgiye aç ve hard diskinde fazlasıyla yer var:)
Ee böyle olunca da kendini yetersiz ve çocuk karşısında eksik hissediyor insan.
Ebeveynliğin her döneminin ayrı zorluğu varmış anacığım!

16 Eylül 2012 Pazar

Akrep burcu

 
Yeni evimizin çocuk parkında, yeni arkadaşlarla tanışıyoruz. Uzaktan  kulak misafiri oluyorum,
-Benim adım Deniz, 15. blokda oturuyoruz, akrep burcuyum.
Sanırsın bizim oğlan evlendirme programına çıkmış, taliplerini arıyor:))

7 Eylül 2012 Cuma

Cunda


Gecikmiş tatil fotoğraflarımız.


Ramazan bayramı öncesi çıktığımız 1 haftalık tatilde, kuzum ayağını Cunda'ya basar basmaz mikrop kendini gösterdi.
Teşhis:El ve ayaklarda yara şeklinde döküntü.
Denize girmek yasak, kumsala basmak yasak.
Yavrum benim, bütün tatili ot toplayıp, bahçe sulamakla geçti.
Tüm bunlara rağmen 1 hafta boyunca yüzmek için ısrarda bulunmayıp, büyük bir olgunluk ve sabırla hastalığının geçmesini beklediği için kendilerine teşekkürü borç bilirim:)
Zira tüm ebeveynler bilir , laftan anlamayan ısrarcı sıpaların yaşattığı stresi:))



Kas bile yaptık:)



Birisinin şu şımarık, diğerinin de prenses edasına bakar mısınız:)
İpek hanımın saçları ve makyajı yapıldı, özenle giyinildi. Bizimki altta kalır mı, saçları köpükledik ama yoook, yetmez.
- Anne, kravat getirdik mi buraya?
-!!!


Yakındır, böyle hazırlanıp yanlarına bizi almadan gece gezmelerine gitmeleri:)




Tanıştırayım, bu da İpek'in kız arkadaşı.
Çocukluk demek maymunluk demek işte!
En güzel bir şey:))

Ramazan bayramının ilk sabahı.
El öpenlerin çok olsun kuzuuu.
Bu günleri de görecek miydim:)
Hayırrrr, kendimi kesinlikle yaşlanıyor hissetmiyorum:P



Gülen hanımın şıklığına da özellikle dikkat çekmek istiyorum.
Siz siz olun Cunda sokaklarına bu elbise ile çıkmayın. Yoksa halk ekmekte dağıtılmış olması tezim daha da kesinlik kazanacak:)




Bu bayram Ordu'ya gidemedik ama 4 kardeş buluşmayı becerdik.


En kötü günümüz böyle olsun canlarım, seviyorum hepinizi!

4 yaş sınıfı

 
Artık biz de okullu oluyoruz. Okulumuza yaptığımız tanışma ziyaretinde, kah çığlıklar eşliğinde kah öğretmenimize atılan utangaç ve mahcup bakışlarla tüm sınıfları tek tek dolaştık. Kelimenin tam anlamıyla öldü bitti:)
Sen sonra git o heyecanla uyu bakalım, nasıl uyuyacaksan:) Zorlandı tabi çocuk:)
Ertesi sabah anlatıyor:
- Annee, biliyor musun, dün akşam uyurken sanki 4 yaş sınıfında gibiydimmm!
Senin o çarpan minik kalbini yerim ben, kuzuummmm....

6 Eylül 2012 Perşembe

Maşukiye/Kartepe



Her zaman söylerim, uzun vadeli plan yapmak yerine bazen anı yaşamak, olayları akışına bırakmak çok daha keyif verir insana.
Biz de öyle yaptık, bir sabah konuştuk, ertesi sabah düştük yola:)
Düşünmedik, organize olmadık, sadece gidiyoruz, yolda düşünürüz dedik.
İtiraf edeyim, her olayı önceden planlayıp B hatta C planları olusturan bir terazi olarak, 'ohh bee ne rahatmış' demeden de edemedim. Tamam iş yaşamında olumlu bir tutum ama sosyal hayatta her zaman plan, her zaman program yoruyor insanı.
Önce Maşukiyede dere kenarında güzel bir kahvaltı, üzerine bol köpüklü türk kahvesi. Eee bir de sigara yakılır ama, değil mi:)



Derenin buz gibi sularına kendini atma fikrini duyar duymaz çığlıklara boğulan kuzum, Kıyas amcasının gözlerinin içine öyle mutlu, heyecan dolu ve hadi kalk da bir an önce aşağı inelim bakışı attı ki görmeliydiniz!
Teleferikle Kartepeye yaptığımız 15 dakikalık yolculuğun sonunda ağustos ayında şu şömineyi yaktırmak da ancak çatlak İlknur'un elinden gelirdi valla.
Tüm cazibesini kullanarak yaktırdığı ateşin başında bize çay keyfi yaşattığı için teşekkür ederiz:)

Kesinlikle tekrar gideceğim bir yer. Özellikle İstanbuldan günübirlik kaçış yapmak isteyenlere şiddetle tavsiye ediyorum.
Yazıcıoğlunda kahvaltı, Green Park tesislerinde gezinti, Cansu Balıkda da  güzel bir akşamüstü yemeği öneririm:)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails