30 Haziran 2010 Çarşamba

Ahh Barbara aahhhh:)))))))







Kuzum bu yaz bir çok ilk yaşamaya başladı. Bizi en çok şaşırtanı ise Barbaraydı.


Barbara ile ilk, çocuklar için düzenlenen akşam eğlencesinde karşılaştık. Benim oğlum pek bir mahcup. Yanına kadar gidiyor hemen geri dönüveriyor. Uzaktan uzağa gözler sürekli kızda, sürekli gülücük atıyor. Barbara da çok şeker, sıcakkanlı bir kız, Deniz'e el sallıyor.

Baktım oğlumun yardıma ihtiyacı var, hemen devreye girdim:))

Duygularına tercüman oldum:P

Gittik, merhabalaştık, sohbete başladık. Deniz'i kucağına aldı Barbara ama bizimki bir utandı bir utandı görmeliydiniz, oğlan kafasını kaldırıp kıza bakamıyor mahcubiyetinden. Barbara sarılıyor ,abla edası ile ona şirinlikler yapıyor. Bizimkinde tepki yok.

Deniz bir kaçamak yapıp kafayı kaldırıyor göz göze geldiği anda hemen kaçırıveriyor bakışlarını

Yok bizimki kilitlendi kaldı:)

Ben hayretler içinde seyrederken kendimi gülmekten alamıyorum.


Ertesi gün havuz başında karşılaşıyoruz. Barbara ona suda oyunlar öğretiyor, Deniz pür dikkat .. Hep beraber oynuyoruz, iyi güzel de kız nereye gitse biz de peşindeyiz.

Sonu yok..

28 Haziran 2010 Pazartesi

Yine yeniden Antalya..

Tatilimizin ilk anından başlıyorum anlatmaya.
İpekin odasında hızlı bir tur attıktan sonra doğruca teyzemizin aldığı havuza koştuk.
O kadar küçük ki ama olsun İpek için farketmiyor, çünkü o havuz Deniz için alındı:))
Bir ara yanlarındaki Ayşegül'e
-Sen gider misin , Deniz'e birşey söyleyeceğimm,
der İpek.
Ayşegül çıkar ama kapıdan da dinler:))
-Denizzz, şimdi sen çıkmak istiyorum diiceksin tamam mııı!!!

Sonunda kendisi de farkediyor pek zevk almadığını ve elbette çıkıyor.

Zar zor havuzdan çıkartıp kuru üzüm eşliğinde tv karşısına zorla oturtuyoruz. Yoksa ilk günden çarpılacağız balkon rüzgarında.



Sabah gözlerini açar açmaz evdeki havuza bir posta giren oğlum bütün gün plajda ya da havuzda vakit geçirdikten sonra akşam uyumadan önce de saat kaç olursa olsun evde de havuz keyfi yapacak. Tam anlamıyla suyunu çıkardı bu işin:))
İlk defa denize gireceği için emniyetli olsun diye çok aradım bu can simidini ama beyefendi hiç hoşlanmadı. Neymiş çıkacakmış içinden.
Neden, çünkü sadece bacakları suyun içinde. Tam temas etmeliymiş meğer suya.

Kolluk takalım bu sefer dedik ama onu da istemiyor eşşek sıpası. Koyuyoruz çocuk havuzuna en fazla 5dk sonra çıkıyor koşa koşa büyük havuza doğru yol alıyor. Tutmasak atıyor kendini suya, hiç korkusu yok. Sonra oradan çıkmak istiyor tekrar çocuk havuzuna.
Buna can mı dayanır. Allahtan kalabalığız da teyzeleri, eniştesi hep beraber sıraya koyuyoruz beyefendiye nöbetçilik yapmayı. Yoksa tatil yapmak ne kelime:))

Bir mutlu bir mutlu ki sormayın, havuzda yatıp kalkabiliriz o derece yani

Bir de papağan olduk sormayın. Her kelimeyi tekrarlıyoruz.
Havuuuuuz
Uzatarak ve gülerek söylemez mi bu kelimeyi, hepimizin içinin yağları eriyor ve sonunda elbet birisi dayanamıyor, alıyor götürüyor havuza.





bakugan

Çocukların yeni favorisi bakuganlar. İpek ve Ömer sayesinde öğreniyoruz biz de. Tam bir furya söz konusu, yok satıyorlar, mağazalarda bulmak imkansız. Çok hoşuna gitti oğlumun da, burada da arayacağım bakalım.

Dayımızın evinde bulmuşuz baby tv yi , affetmiyoruz tabi. O kadar özlemiş ki kuruluyor rejisör koltuğuna ve gözlerini alamıyor.


iyi ki...






insanın kardeşleri gibisi yok, iyi ki varsınız
sizi çok seviyorum..




LinkWithin

Related Posts with Thumbnails