Haberlerde Van depreminin görüntülerini seyrediyoruz içimiz kan ağlayarak. O soruyor , ben anlatıyorum. ''Anneciğim, orada evleri yıkılan çocuklara senin kıyafetlerinden göndermek ister misin'' diye soruyorum, elimde olmadan gözlerimden akan bir damla yaşla beraber. Bu halim onu da o kadar etkiliyor ki,
-Anne, sen onlara çok mu üzüldün , diye soruyor.
Sadece ''evet'' diyebiliyorum. Sonra içli bir şekilde devam ediyor kuzum.
-Onlar kışlıkta çok üşürler anne, kazak da koyalım. Sonra bir de benim kitaplarımdan koyalım, içine Deniz Karakuş yazalım.
Paketimizi yaptık, gönderdik. Gönderdiklerimiz elbette ki hiçbir şeyi geri getiremez, kendi yuvalarının sıcaklığını veremez ama boş durmak istemedik, yaralarına merhem olmak istedik.



