12 Haziran 2013 Çarşamba

Veee tatil başlar...



Yaz tatiline erken başladı benim kuzum. "1 gün sonra da sen geleceksin amaaa" diyerek, diğer taraftan da ağzı kulaklarında, bir heyecanla koşar adımlarla gitti Orduya.
2 günde 22 defa aramamdan usanmış olan annem "bi daha açmicam bu telefonu" diye çemkire dursun, vazgeçmeyeceğim, arayacağım işte:)
Hele bir sorun bakalım  neden bu kadar çok arıyorum. Eşşoğlueşşek telefona gelmiyor da ondan:)
Kah köyde elinde makasla gül buduyor kah yazlıkta merdivenle ağaca çıkıp asma yaprağı topluyor. Dedesi ile sabah yürüyüşüne çıkıyor İrem ablasının eteğinden ayrılmak istemiyor. Konuşmak istediğimi söylediklerinde ise arkadan bağırıyor sadece,
-Şimdi meşgulüüümmmm, sonraaa.......
Erkek milleti işte anacıım, 4 ündeki de biiir 34 ündeki de:)

3 Haziran 2013 Pazartesi

Keyif bende

Ameliyat olduk ya, kıyamıyorum eşek sıpasına. Gerçi normal zamanda kıyabiliyorum sanki!
Evde oturamaz, kıçına diken batar bizimkinin.
İlla ki atacak kendini dışarı. Attığında da oyuncakçıya girmeden bir dilim pasta yemeden hayatta dönmez.
Sadece kendininki ile kalmaz senin pastanın tadına da mutlaka bakar. Frappucino içiyorsam mutlaka ona da ortak olur.


Anneanne geldi yaa, okula da gitmek istemez. Pardon sabah kahvaltısını yaptıktan sonra eve  geri dönmek ister. ((Heralde açık büfeyi kaçırmak istemez:))
Kahvaltıdan sonra hep etkinlik yapıyorlarmış ve neymiş efendim sıkılıyormuş.
Ona da tamam, ertesi gün gidersin napalım.
"Yoook, 100 gün gitmicekmiş"
Ofisten arıyorum gün içinde yoklamak için,
-Kuzum nasılsın?
-Yeşil yastığımı aldım, çizgi film seyrediyorum, oohhhh keyif bende!
Gel de imrenme şimdi sıpaya..



Küçük bir uyku

 Doktorumuz teşhis koyduğundan beri soruyordu
-Anne, ne zaman küçük bir uykuya yatacağım?
Sonunda cesaretimizi topladık, kararımızı verdik ve hastaneyi arayıp "biz hazırız" dedik.
Çok basit bir operasyon olduğunu söyleseler de zormuş kuzuyu ellerimle ameliyathaneye teslim edebilmek:(
Odamıza yerleşir yerleşmez getirdiler şu meşhur şurubu:))
Ve hemen akabinde;
-Annee, senin neden dört gözün var.
-Orda iki tane dayıı varrr, diyerekten 32 diş sırıtan bir şekilde, kafasını dahi tutamayacak hale geldi. Resmen sarhoş oldu canım benim.
Dolayısı ile güle oynaya keyifli bir şekilde ameliyata girdik, pardon küçük bir uykuya yattık:)
 
 
Geniz etimizi ve bademciğimizin üçte ikisini aldırdık, üstüne bi de kulakları çizdirdik, ohh:)
Umarım kış boyu yakamızı bırakmayan orta kulak iltihabı ile bir daha yolumuz kesişmez.
Umarım gecenin 2 sinde bir başımıza, bulabildiğimiz tek branş doktoru için taa Kadıköylere gitmek zorunda kalmayız.
 Umarım süt içer gibi kutu kutu antipootik:) tüketmeyiz.
Ve kulak ağrısı karşısında, elinden bir ölçek ağrı kesici verip eli kolu bağlı beklemekten başka bir şey gelememesi çaresizliğini bir daha tatmam.
 
 

29 Nisan 2013 Pazartesi

Dersimiz anlatım bozuklukları:)

-Annee, büyük havuzuna çocuklar giremez mi?
-Hayır anneciğim.
-Girebilir mi?
-Hayır kuzum, giremez.
-Annee, büyük havuzuna çocuklar giremez mi?
-Hayır anneciğim.
Dikkatini ona vermeyip öylesine cevap veren şahsıma, biraz da sinirlenerek,
-Büyük havuzuna çocuklar giremez mi diyorum,  Evet, "giremez" olur, hayır "girebilir" demek olur!!!
 
 
 
-Haklısın, kusura bakma!

 

22 Nisan 2013 Pazartesi

Bu günlerde Sen...




Çizgi film kanalları haricinde zevkle belgesel izlemeye başladın, favorin "mega yapılar" ve "ilginç tamirler". Kanında var mühendislik, belli:)  
 
Korkuların hala geçmedi, evde bacağıma yapışık bir şekilde odadan odaya dolaşıyoruz. Tek başına su içmeye ya da odandan bir oyuncak almaya gidemiyorsun. Üst kattan gelen en ufak bir seste irkiliyor 'anne, o ne sesiydi' diyorsun. Keşfettim ki hayalgücünün ve tv de seyrettiklerinin etkisiyle oluyor bunlar.
Bir gece yarısı uyanmış, iyice koynuma sokularak,
-Anne, o ateş karıncaları burda da oluyor mu? (Belgeselde seyrettiğimiz zehirli karıncalar)
-Yok annecim, onlar sadece Brezilya'da yaşıyorlar. Neden sordun ki?
-Bacağımı karınca ısırdı gibi geldi de.
Kıyamam sana been, karıncalar kabusun olmuş...


Ama yine de akıllanmıyorsun, en büyük zevkin korku çizgi filmleri izlemek, favarin Scooby Doo:))
Haahahahaha...
Seyretme dedikçe tatlanıyor, sonra gece yatakta da ,
-Annee, sarıl banaaa!
demelere kalıyorsun.
Canıma minnet valla, sebep arıyorum zaten.
Biliyorum çünkü, yaklaşıyor, korktuğum başıma geliyor:) Eskisi kadar hoşlanmıyorsun öpülmekten.
Çok arayacağım bu sarılmaları çoook:(

Bir diğer keyfin ise laptopa koyduğun bir cd eşliğinde uyumak. Şu sıralar favorin, "Rio" ve "Korsanlar".. İtiraf ediyorum tamam, her seferinde Rio'yu seçmeni istiyorum içimden, bazen de çaktırmadan yönlendiriyor olabilirim hani:) Defalarca seyredebilirim, seyrettim de zaten, içim açılıyor valla, keyfime keyif katıyor. Renkleri o kadar parlak ve canlı ki... En etken sebep de sanırım arka fonda sürekli çalan, insanın kanını kaynatan müzikler..

İzlemeyenlere şiddetle tavsiye olunur!



 

 
 
 

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails