Neredeyse 3,5 yaşını doldurduğun şu zamanlar çizdiğin profilden biraz bahsetmek istiyorum Deniz bey.
*Her akşam boğuşmaktan nefesim daraldı, sürekli bir güreş modundayız. Hayır acaba diyorum federasyonun minikler grubuna falan mı yazdırsam seni de enerjini orada boşaltsan. Zira bu fantezini eve gelen herkesin üzerinde denemeye kalktığından, bay bayan kimsede derman kalmadı. Korkum şu ki, yakında kimse kapımızı çalmayacak:)
*Iphone manyağı olup çıktın, şu sıralar motorsiklet yarışları favorin, 'bu turu nasıl atladın Denizzz?' Kendinden emin, bir o kadar da doğal bir şekilde verdiğin cevap,
-Bir yetenek işte!
*Telefonda konuşmaktan hiç hazetmiyorsun. Teyze, hala, dayı, kimseyle konuşmadığın gibi gün içinde işten aradığımda benimle de konuşmuyorsun. Biliyorum, bunun tek suçlusu benim. Tüm yakınlarımız farklı şehirlerde yaşadığından ve ben sık sık aramalar yaptığımdan artık gelen telefonları bile meşgule vermeye başladın ki annen sana kalsın. Dün akşamki 4. konuşmam sırasında haklı olarak patladın tabi,
'anne, şu konuşmaları bıraksan diyorum', hemen kapattım, utancımdan:)
*Ayşegül teyzenle aranda resmen bir aşk var. Sadece o geldiğinde beni görmüyorsun, hani işime de gelmiyor değil. İki nefes alıyorum canımmm:)
'Suyumu Ayşe versin, hayırrr Ayşe giydirsin, Ayşeeee gelir misin, bugün nereye gitmek istersin Ayşe'
Kırk yılda bir de olsa, keyfin yerindeyse sadece Ayşe ile telefonda konuşuyorsun.
*Her akşam dışarı çıkmak istiyorsun, market, park, avm. Nereye gitmek istediğini sorduğumda ise, 'arabada düşünürüz' diyorsun. Kendimizi sokağa atalım da gerisi boş yani. Arabada giderken etrafta gördüğümüz şeyler hakkında sohbet etmeye bayılıyorsun, konudan konuya geçiyoruz, bir de bakmışız ki yol bitmiş. Bu benim de çok hoşuma gidiyor. Sürekli tatil planı yapıyorsun, 4 tane bilete ihtiyacın varmış. Antalya, Ordu, Bursa ve Cunda için.
*Haftasonu kahvaltıları eğer evde değilsek artık kabus olmaya başladı. Krem peynir haricinde başka peynir yemiyorsun. Daha zeytinin tadına bakmış değilsin, reddediyorsun. Reçel ve bal sevmiyormuşsun. Haşlanmış yumurtayı tabağında bile görmek istemiyorsun. Dört öğün yesem doyamadığım menemeni ağzına sokmuyorsun. Simit, börek, poğaça da damağına hitap etmiyor.Eee ne yiyeceğiz peki!
Nutella, salam, krem peynir, yaz mevsiminde salatalık, omlet ve yağda yumurta. Hani erkek adam dediğin açık büfelerin hakkını verir ama değil mi! Sen ne zaman o kıvama geleceksin merak içerisindeyim.
*Korkuların hala geçmedi. 2,5 yaşına kadar odanda yattığın halde son bir yıldır beraber yatıyoruz. 'Sana sarılarak yatmak çok hoşuma gidiyorrr' diyorsun uzatarak, bunu duymak da benim hoşuma gidiyor. Velhasıl ikimiz de bu durumdan çok memnunuz, gerisi boş!
*Büyüdüğünde itfaiyeci olmak istiyorsun! Çıkartmalı bir itfaiye kitabı tam 4 aydır elinde, tekrar tekrar okuyor, şehir dışına çıktığımızda yanıma alıyoruz.
*Çok sevecensin, eminim senden çok iyi bir abi olurdu. Halanın doğacak bebeği için planlar yapıyorsun. Çok büyük bir olgunluk içerisinde şimdiden mama sandalyeni ona verdin, çünkü sen artık büyümüşsün, ona ihtiyacın kalmamış.
*Bebeklik hikayelerini dinlemeye ve anlatmaya bayılıyorsun. Sürekli bir 'anne, ben bebekken bunu yapamıyordum değil mi, ama artık yapabiliyorum' modundasın.
*Müzik kulağın iyice gelişti, beğendiklerini belirtmekten çekinmiyorsun. O şarkıları bağıra bağıra benimle beraber söylemekten çok keyif alıyorsun. Gökçe'nin tuttu fırlattısı sürekli dilinde. Her ne kadar şarkı sözlerini anlamasan da Adele'in sesini beğeniyorsun, ingilizce öğrenmek için sabırsızlanıyorsun.
7 yorum:
Sevgili Nazlı,
Yazdığın şeylere hem gülümsedim..hem duygulandım..bence bir annenin çocuğuna bırakabileceği en güzel hediyeyi şimdiden gelecek için hazırlıyorsun.. bu hediye paketinin içinde mutluluk, iletişim,aşk,paylaşım var..Oğlun için hazırladığın unutulmaz bir eserin BAŞ KAHRAMINI sensin bence.. Nobel ödülü için oyum olsaydı sana verirdim:))
Okurken inan gözlerim doldu canım. Böyle düşünmen beni onure etti. Bu güzel paylaşımın için gerçekten teşekkür ediyorum.
Cok güzel özetlemissin, sanki oglunu taniyomusum gibi oldum. :))
hiç belli olmaz, hayat bu, belki bir gün tanışırız da:)
cnm ne güzel duygularını dökmüşsün,duygulandım bende..Deniz'in birgün kocaman olduğunda ve okuduğunda bu yazdıklarını,anne beni ne güzel anlatmıssın diyecektir eminim:)
Tatlım Benim,
sana öyle özeniyorumki, deniz için yaptığın bu anılar yumağını bende kızım için yapmak isterdim çünkü zaman içinde birçok şeyi unutuyorsun geriye çok belirgin ve zaman zaman tekrarladığın anılar kalıyor sadece.Tabii birde yaşadıklarını kelımelere dökebilmek önemli sen bunu çok güzel yapıyorsun.bu arada Deniz beyde artık erkek sıfatına bürünmeye başlamış onunla anılarımız çok olmamakla beraber benim gözümde farklı bir yeri var onu kendiminde bir parçası gibi yakın hissediyorum.
ikinizide çok öpüyorum
Hele de insan benim gibi balık hafızalı ise yazmak kesinlikle şart:) Şimdiden 2 yıl öncesinin yazılarını okuduğumda 'bak sen, böyle mi olmuş' diyorum. Bir de yoğun tempo ister istemez herkese unutturuyor yaşananları.
Sorma yaa, çok çabuk büyüdü sıpa. Küçük adamım benim.
Böyle düşünmen her zaman için bizi çok mutlu eder ve zamanla inşallah paylaşımlarınız artar.
Yorum Gönder