Geçen hafta tadı damağımızda kalan Urfa-Mardin turuna katıldık kuzuyla, havaalanından başladı bizim şipşakçı herşeyi kadrajına almaya.. 3 gün 3 gece süren gezi boyunca makinayı elime alamadım desem yalan olmaz hani. 50 kişilik bayan grubununun tek erkek ve en küçük üyesi olan kuzum, değme yetişkinlere taş çıkartarak girmedik mağara ,tırmanmadık merdiven bırakmadı valla. Ruhunda var gezginlik bu çocuğun, anası kılıklı:)
Balıklı Göl&Deniz'in Oltasına Takılanlar:)
Burada da balıklara verdiği 3 torba yemden sonra 4. ye parası çıkışır mı, onu hesaplıyor sanırım:)
Bu takımlarda türk kahvesi içmenin keyfi kesinlikle bir başka oluyor.. Kendi cezvesi ile közde pişirmek kaydıyla..
Hz. İbrahim'in doğduğu, Hz. Eyüp'ün çile çektiği mağaraları gezip şifalı sularımızı içtikten sonra sıra geldi sıra gecesine:) Urfaya kadar gidip de sıra gecesine katılmamak olur mu! Yıldız Sarayındaki organizasyonun girişinde ayakkabılarımızı çıkarmamızı ve yer sofrasına oturmamızı önce garipseyen Deniz ortama kolay adapte oldu:) Hele alabildiğine koşturabileceği koca meydanı görünce çıldırdı. Buranın ismi de 'ayakkabıların çıkarıldığı restoran' olarak kaldı.
Yıldız Sarayı
Veee mırra, double espresso tadında, ben bayıldım!
Yolu düşenlerin ,özellikle de kahve tutkunlarının mutlaka denemesi gereken bir tat diye düşünüyorum.
Urfa sokakları
Haleplibahçe Açıkhava Müzesi





2 yorum:
bayıldım nazlı yaaa ne guzel yapmışınız bende çok gitmek istıyom bakalım ne zaman kısmet olacak.oğlunda buyumuş maşaallah
İstanbul koşturmacasına bir ara vermek kesinlikle çok iyi geldi, umarım en kısa zamanda sen de gidersin kuzularınla...
Yorum Gönder