7 Şubat 2011 Pazartesi

mickey aşkı

-Anne, bu mickey mouse hep yanımda kalsınnnn!
Bakar mısınız mutluluğa ,Esin teyzemize tekrar teşekkür ederiz.

6 Şubat 2011 Pazar

keyifli bir pazar

 Fotoğrafın çekildiği saat öğle saati olmuş, biz hala Ordu usulü bir kahvaltı yapabilmek için içeriden bir masanın boşalmasını bekliyoruz. Ailecek damak zevkimize pek bir düşkünüzdür:))
 Şansımıza sıcaklık 14 derece ve kapı önü sohbeti de keyifli.
Oğlum da takasından şimdi indi, tuttuğu balığı temizlerken bir yorgunluk çayı içiyor:)
 Pazardı, alışveriş merkeziydi derken akşama yorgun düşen bayanların kahveleri de benden!

3 Şubat 2011 Perşembe

başka bir arzunuz

Akşam yemeğinin üzerine meyvelerimizi yedikten sonra evimizdeki sahne şöyle; ben mutfakta, Deniz salonda, hiç kıpırdamadan çizgi filmini seyretmeye devam ederek bana sesleniyor,
-Annneeee, tost istiyorum!
Ben karnının tok olduğunu düşündüğüm için şaşkınlıkla, diğer yandan da tost yapmaya üşendiğim için,
-Kuzum makarna var, bir tabak getireyim mi?
Hiç istifini bozmadan, gözleri ekranda, eli ile tost makinasının doğrultusunu işaret ederek ve sanki annesinin üşendiğini hissetmişçesine ama yine de isteğinden hiç taviz vermeden, gayet de ciddi bir ses tonu ile (görüyorum çünkü salon ve mutfak kapıları karşılıklı)
-Tost makinası orda!
'Oldu, başka bir arzunuz var mı efendim' demek istedim, öyle ya biz anneler her daim emrinizdeyiz ya, ama yapamadım. Bunu anlayacak yaşa geldiğinde hemen, hem de acilen açıklama yapmam gerekecek, diye tutuşuverdim. Hahahaha:)
Zira etrafımda bu model erkeklerden çok var,  Deniz bunlardan biri olmamalı!

1 Şubat 2011 Salı

içim çoook rahat!

Bu aralar evimizde çok mutluyuz, dışarı çıkmak istemiyor, gitsek de hemen eve dönmek istiyoruz. Öyle anlar oluyor ki, hadi markete gidelim, alışveriş merkezine gidelim diyorum, yerinden bile kıpırdamıyor. Arkadaşımıza ,ev gezmesine giderken dahi yolda başlıyor, 'ben evime gitcem' diye. Ve bütün gün dönene kadar başımın etini yiyor. Oyuncakları ve baby tv vazgeçilmezimiz.
Aslında bir taraftan evinde mutlu ve huzurlu olması benim de hoşuma giden bir durum. Özellikle de bu soğuk kış günlerinde. Bu davranışları benim sandığımın aksine , gündüz ben işteyken canının sıkılmadığını göstermez mi! Bir ara hafta içi dahi, sırf gündüz canı çok sıkılmıştır diye, yorgun argın işten gelir gelmez, bir elimi yüzümü yıkayıp kaptığım gibi parka, markete vs. götürüyordum.
Tabi bu durumda benim de hakkım yenmesin:) Beyefendinin konforu ve keyfi için 'daha ne yapabilirimleri' düşünmekten beynim çatlıyor bazen, internette yeni oyunlar, şarkılar, masallar, faaliyetler vs için az araştırma yapmıyorum.  
Elbette bu durum da geçici, gün gelecek eve girmek istemeyecek ama şu an içim çoook rahat..

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails