14 Ağustos 2011 Pazar

Minik dostlar




O kadar eğlendiler ki dünden beri sayıklıyor bizimki, anne Emirlere gidelimm, nolurrr!

Cunda2



peri kızı


Hayatın kaplumbağa hızında aktığı Cundaya yakışır bir mayo!

 Nilüfer ile kafamıza koyduk, sık  sık tabelalarda gördüğümüz cunda böreğinden yiyeceğiz. Biz kararlıyız ya, gitttiğimiz mekan ya akşam 8'de açıyoruz diyor, açık olanda da börek yok! Sonra sokak arasında iki bayanın işlettiği ,kendi çocuklarının da avluda oynadığı 3 masalı ,küçücük bahçesi olan, ürünlerin tamamen ev yapımı olduğu çok şirin bir yer bulduk. Meyve şurubumuzu da içtik, anne köftesi gibi leziz köfteleri de yedik. Üzerine iki orta kahve ne güzel gitti bilemezsiniz.
 -Deniz,sen  ne  balığısın?
-Süs  balığı
-Peki Nilüfer teyze?
-Temizleyici balık!


Yüzme işini de kolluk eşliğinde çözmüş bulunuyoruz. Daha ilk günden, ben sürekli koltuk altından tutarak aman yorulmasın diye destek olmaya çalışırken, beyefendi 'bırak beniii, ben kendim yüzcem' demeye başladı. Bir iki derken baktım, açıklarda benimle beraber gayet iyi yüzüyor, oynuyor ve asla yoruldum da demiyor. Artık 3. günden sonra İpekle beraber denize girmeye başladılar. Elele kıyıya kadar koşarak, arka arkaya denizin içinde yürüyerek ilerlemelerini, boylarını aşan yerden itibaren yüzmeye başlamalarını, onların o kendine olan güvenini seyretmek acayip bir duyguydu. Büyük bir endişe ile uzaktan seyredip, hemen arkalarından çaktırmadan koşuyorum tabi. En büyük amacımız ise İpek gibi dalabilmek. Sersem tavuk, ağzını kapattığında, burnundan nefes alıyor ve tüm deniz suyu genzine kaçıyor. Herşeye rağmen vazgeçmek yok! İstanbula gelince bana küveti doldurttu, amacını sonradan anladım, sıpa dalma çalışması yapıyor. 'Anneee, bak, İpek gibi dalıyorum' bir dahaki yaza kadar bunu da çözeceğine eminim!

10 Ağustos 2011 Çarşamba

Cunda


 Her buluşmamızda bir öncekine göre daha iyi anlaşan sıpalar, tatilimizin renkleriydi. İyi ki varsınız bücürler!

O nasıl güzel bir tatildi, hiç bitmesin istedik, tekrarını ise iple çekiyoruz!

26 Temmuz 2011 Salı

Ordu(Haziran tatilimiz)


Tam 3 haftalık süper bir tatil yaptık biz, darısı herkesin başına:))
Her yerde her zaman tamir edilecek bir şeyler soran, bulan kuzumun eli hiç boş kalmadı.
 Ama şu tazecik, yeni toplanmış dağ çileklerinin tadına dilinin ucu ile bile bakmadı ya, ona yanarım. Sütün ,yoğurdun, sakızın çileklisine hasta olan sıpa doğal çileği, mis kokulu böğürtlenleri, dalındaki tazecik karadutları sokmuyor ağzına!
Neyse ki şu yumurtaların tadına baktı, lütfetti de!
 İstanbulda bir türlü saçlarını kestirmek için ikna edemediğim, berberin kapısından da koltugundan da defalarca gerisin geri dönen oğlum, Ordudaki bu berberi çok sevdi, kelimenin tam anlamı ile bayıldı. Ama görüldüğü üzere keramet bu motorsiklette. Saçları kestirmeye Ayşegül ve anneannesi ile beraber giden Deniz oğlan ,anlatılanlara göre kesim boyunca gülücükler saçmış. Hele finalde kendini aynada görünce kahkahalara boğulmuş. Hazır buradan hoşlanmışken İstanbul'a dönmeden bir de ben götüreyim dedim. Ne olur ne olmaz, yine belki bir süre kestirmez saçları:)

16 Haziran 2011 Perşembe

yine bir avm krizi

Cumartesi biraz alışveriş yapalım dedim. Planım Deniz'i sihirli ellere bırakmak ,     1-1.5 saat kendi başıma dolaşmaktı. Yarım saatin sonunda Deniz'in çişi gelmiş diye aradıklarından vitrin vitrin dolanmayı bırakıp, mecbur döndüm aldım. Sonrasında bir daha da içeri sokamadım. Napalım beraber dolaşacağız artık diyerek, taktım koluma! 10 dk içinde mızıklanmaya başlayınca bir kahve molası verelim dedik. Bir alışveriş merkezinde tek ortak noktamızın şimdilik bu olduğunu da anlamış bulundum. Çocuklar için hazırlanmış chochoberry'e bayıldı. Bir yudum aldıktan sonra ilk yorumu;
-anne, çoook güzelmiş!
oldu ve bir solukta içti. Ben de kahvemi keyifle yudumladım! Akabinde birkaç mağazaya daha girdik, tabi girdiğim yerden hemen çıkamıyorum. Deniz de tozutmaya başladı, ayakkabı mağazasında yerden ayaklı olan o küçük aynaların önüne boylu boyunca uzanmış kendini seyrederken buldum ki kaldırmanın mümkünü yok. Bir diğer mağazada yine kendini yerlere atınca tamam artık dedim, iki parça birşey almak bana haram!
Sırf alışveriş yapacağım diye, çocuğumu haftasonu evde bırakmaya vicdanım el vermiyor. Karşılacağım sonu da bile bile götürüyorum her seferinde!

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails