30 Ocak 2010 Cumartesi

Dün akşam yine sancımız tuttu, ağlama nöbetine girdi yavrum, elim kolum bağlı, ne yaptıysam boş, susmuyor, dinmiyor gözyaşları. Kucakladığım gibi doğru arabaya, acile gidiyorum artık ne yapayım. Hastahanenin kapısına geldik ,bir de bakarım bizimki uyuyor mışıl mışıl. Eee napayım gecenin o saatinde başladım yollarda direksiyon sallamaya, boş boş geziyorum, yeter ki uyusun da acı çekmesin kuzum, florya-bakırköy-silivrikapı-topkapı dolaştık durduk, işe yaradı ama:))

Kuzumun azı dişleri çıkarken canını o kadar acıtıyor ki, gözü çikolatayı bile görmedi,

derdi dişlerini kaşımak, gerisi boş.

çikolata ağrılarımızı dindirir mi bilemiyorum, her şeyi deniyorum


Azı dişlerimiz çıkıyor, üzerine bir de grip olduk mu.
Bu hafta sabahlara kadar ağladı kuzum, tabi ben de:(
Böyle tecrübe etmek istemezdim ama çaresiz kalmak neymiş asıl şimdi anladım.
Anneliğin yaşattığı mutluluğun da acının da bu kadar uç noktalarda gezmesi ne kadar enteresan değil mi..

kolay gelsin Deniz bey...

aman hasta, dokunmayayım, ne isterse yapsın yeterki acılarını unutsun derken ,

bu boşluğu kendince fırsata çeviren cingözüm.

26 Ocak 2010 Salı

Yeni merakımız çamaşır makinası


Bu aralar çamaşır makinası en favori nesnemiz.
Kapağını açıp, yarı beline kadar kafanı içeri sokmaya bayılıyorsun:)
Hatta dün akşam kendi kirli sepetini ters çevirip birazını makinanın içine doldurdun, o da yetmedi yeni yıkanmış kurumak üzere asılmış çamaşırlardan da getirdin, sonra da kendi odanda yatağının üzerindeki yeleğini, hahaha tam kameralık manzaraydı ama fırsatım olmadı.
Neyse bir şekilde makinayı doldurup kapağını kapattık, sıra deterjan koymakta. Deterjanların bulunduğu kilerin kapısı açılmaya görsün, anında orada bitiveriyorsun, karıştırılacak keşfedilecek o kadar çok şey var ki, hiç çıkmak istemiyorsun, en sonunda çikolata ile kandırıp çıkartıyorum seni oradan. Sen çikolatanı yerken ben de deterjan işlemini tamamlayıp makinayı çalıştırıyorum.
Bir süre sonra makina sıkma işlemine geçiyor ve sen salondan sesini duyup koşa koşa banyoya gidiyorsun, önüne diz çöküp dikkatlice seyrediyorsun ve akabinde suda bekletme , ekstra sıkma vs tuşlarına ard arda basmaya başlıyorsun, neyse düzeltip tekrar çıkıyoruz banyodan.
Salonda oynuyoruz ,
-Deniz, çamaşır makinası bitmiş mi acaba, çamaşırları asalım mı diyorum,
benden önce banyodasın,
ama çamaşırlar ( hangi ara yine bastıysan o tuşa:)) suyun içinde öylece bekliyor, tekrar sıktırma işlemi yaptırıyoruz beraberce.
Sıra asma işlemine geliyor , ben çamaşırlığa asıyorum sen sıpa, geri alıyorsun,
bir de beni taklit ederek çıpmaz mısın onları , çok şekersin...
bir kaç parça da kalorifer peteklerinin üzerine koymaya çalışıyorsun, herşeyi hafızasına alan kuşum bunu da kaydetmiş demek ki...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails