21 Nisan 2010 Çarşamba

Deniz'in halleri


Yazının konusu başlıktan anlaşılıyor. Bugün kendimi yazıya verdim:) ve oğlumu anlattım.
Çok inadız, özellikle araba ile bir yere gideceğimiz zaman kendi koltuğuna değil de, şoför mahalline oturmak için yırtınıyor. Kucağıma alıyorum arabaya bindirmek için, kendini yere atıyor sıpa, kaskatı kesilip ağlıyor. Napalım, mecbur hevesini alsın diye izin veriyorum, ön konsolda dilediğince vakit geçiriyor. Radyoyu açıyor, dörtlüleri mutlaka yakıyor ( park halindeyiz ama etraftaki sürücüleri haberdar ediyor oğlum direksiyonda ben varım diye:) Bu süreç bazen 5 bazen 15dk bulabiliyor, sonra herkes yerine …. Ve ancak yola çıkabiliyoruz.
İşten eve geliyorum, dairenin kapısı açılıyor ve beyimiz yüzüme bile bakmadan koşarak kat holüne kaçıyor, mümkünü yok içeri sokamıyorum, ayakkabılarıma sarılıyor, sen de çıkarma hadi dışarı gidelim diyor.
Bazen de hafta sonları gözünü açar açmaz bir elinde kot pantolonu diğerinde ayakkabıları karşımda dikiliyor. Henüz konuşamıyor ama her şeyi anlatıyor, hadi parka gidelim diyor.
Yemeğini kendi başına yemekten çok hoşlanıyor. Özellikle de kaşıkla başlayıp elleriyle yemeye devam ettiği yoğurdunu.
Akşam çizgi film saatimizde arkasında yastık, koltuğuna kurulup pür dikkat kesiliyor. Beğendiği kareleri parmakla işaret edip bir takım sesler eşliğinde yorumda bulunuyor. Kanalı değiştirdiğimde ise kumandayı alıp hemen bana getiriyor ve tv yi göstererek ‘benim kanalıma geç’ diyor. Seyrettiği program bittiğinde yeni başlayan bir diğerini beğenmezse hemen kalkıyor ve oyunlarına devam ediyor. Çok seçiciyiz.
Düzenli bir insan olacağının sinyallerini şimdiden veriyor bana. Elindeki bir nesneyi bırakıp diğerini alması gerektiğinde kesinlikle onu yere atmıyor. Önce sağına soluna bakınıyor uygun bir masa vb. arıyor, hiçbirini bulamazsa çömelip yavaşça yere bırakıyor. Kendi eşyalarının yeri belli, oyuncakları ya da kıyafetleri hep aynı yere konuluyor, bazen kendisi topluyor. Tahta atımıza, daha önceden odamızda uygun bulup koyduğumuz yerde biniliyor. Asla odanın ortasına çekilmiyor, çekilse de geri götürüyor. (Bu biraz da sabit fikirliliğin belirtisi mi oluyor ne ) Su, her zaman mutfakta, halının aynı noktasında ,yere oturularak içiliyor.

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails