24 Ağustos 2010 Salı

hafta sonundan...


Bu aralar Karakuş Rezidans'tan çıkmıyoruz. Burası babaannemizin evi oluyor:) Bizim eve nazaran çok daha serin olan burada Deniz beyin bir dediği iki edilmiyor. Günde 3 posta parka götürüyor babaanne. Tek parkla da yetinilmiyor, civardaki sitelerinkine de sıra sıra uğranıyor. Bir de park arkadaşımız var, Akın. Kendisi Denizden 8-9 yaş büyük olsa da, bizimki onun için çıldırıyor. Evde de Akın ile yatıp kalkıyoruz:)
Ayrıca babaannenin evinde keşfedilecek detay çok. Küçük küçük objeler, boncuklar, süsler.
Sonra bir de karşı komşumuzun oğulları var, Onur ve Ortunç. Her ne kadar 25 yaş civarı olsalar da bizimki onları da arkadaşı olarak görüyor. Ortunç'un playstation'ı, Günay amcanın minik araba kolleksiyonu bizi oraya çeken başlıca unsurlar.
Sonra halamız.. Halaya tapıyoruz, sarılıyor kucaklıyor, başını halasının göğsünden kaldırmıyor. Öyle kedi gibi sevilmek, okşanmak mest olduğumuz şeyler zaten. Sonra güreş saatimiz başlıyor. Yerde beraber yuvarlanmaya, sırtına çıkıp halasını düşürmeye bayılıyor.
Duyar gibiyim, bu arada sen ne yapıyorsun dediğinizi. Yatıyorum, uzanıyorum, bol bol kitap okuyorum.

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails