Şimdilerde ilgi alanımız taşıtlar..Kuzum doğduğundan beri kelimenin tam anlamı ile leyleği havada gördüğü halde yani defalarca uçmamıza rağmen ilk defa bu sefer idrak etti uçak yolculuğunu. Uçağın içinde yine 1 sn durmadı, her yeri karıştırdı durdu. Atatürk havalimanından kalkış yapan uçakların çok net bir şekilde göründüğü babaannemizin balkonuna, dedeye, halaya tek tek el salladık. İndikten sonra da anlattı durdu...Gidişte öğrendiği yemek servisini hafızasına kazıyan sıpa, dönüş yolculuğunda biner binmez mama mama diye söylenmeye başladı. Normalde 1 saatlik uçuşta çok gereksiz bulduğum yemek servisinin artık gözünü seveyim. Bahanesi ile kıçı koltuk görmeyen oğlumu 15-20 dk da olsa oyalayabildim. Çilekli yoğurdunu çok beğendik:))
En çok da otobüsten hoşlandık, Antalya'da bir gün şehir içi otobüse bindik, bitti bizimki, bilseydim daha önceden bindirirdim. Büyüklüğüne, içindeki kalabalığa bayıldı. Obüs obüs çenesi durmuyor. En kısa zamanda metrobüse de bineceğiz:)
Sanırım sarı taksiye de ilk defa bindi, onu da çok sevdi. Artık Deniz için araçların da bir sınıfı var.
Bunun üzerine eve gelir gelmez bütün araçlarını döktük meydana. Araç parkı yaptık. Kepçe, kamyon, helikopter, yarış arabası... Evin içinde bu parkın yeri sürekli değişip duruyor.
Haa bu arada taaa Antalya'dan araba aldık getirdik, en kısa zamanda onun fotoğrafını da koyacağım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder